GAZİANTEP KİLİMERİ






Türk el sanatları denilince, milattan önceki yıllardan bugüne gelen el dokumaları her zaman akla ilk gelen kültürel deerler arasında bulunmaktadır. nsanların barınma ve korunma ihtiyaçları sonucunda ortaya çıkmıolan dokumalar, zaman içinde gerek motifleri ile gerek dokuma teknikleri ile yeni görsel, kalite ve kültürel deerleri içinde barınmaktadır. Bugüne geliimizi etkileyen, ıık tutan, yaama yeni kültürel deerler katan bir miras karımıza çıkar. İşte bu el dokumalarından biri kilimlerimizdir. Halıya nazaran daha kolay zarar gören antik kilimler, kısıtlı miktarda da olsa günümüze kadar ulaabilmitir.

Günümüze bakıldıında ise teknolojik gelimeler sonucu sanayiye dayalı üretimin artması, bu kısıtlı miktarda geriye kalan kültürel deerlerin devamlılıın önüne geçmi, üretimi için gerekli olan ilgi ve destein azalmasına neden olmutur. Bu denli önem tekil eden el sanatlarının yarınlara kalmasını salamak, gelecek nesiller için de devamlılıına tevik oluturmak, temel gereklilikler arasında bulunmaktadır.

El sanatlarını içine alan her alanda kaynak sunmak, var olan desenleri, dokuma tekniklerini tanımlamak, tanıtmak oldukça büyük bir önem ta
ımaktadır. İşte bu noktada, kilim üzerine yapılan bir aratırmada Gaziantep gibi Anadolu’nun ilk yerleim alanlarından birinin seçilmesi tesadüf deildir. Gaziantep, tarihi süreci içinde çeitli uygarlıklara ev sahiplii yaparak sahip olduu zengin kültürel alt yapısıyla göz kamatırmaktadır. Corafi konumu sayesinde transit geçinoktası görevi görmekte ve sayısız göç alarak çok kültürlülüü bir potada eritmektedir. Kültürel zenginliinin simgesi olarak da, sadece kilim dokuma alanında deil, bakırcılıktan sedef kakmaya kadar birçok el sanatına ev sahiplii yapmakta, günümüzde de varlıını devam ettirmektedir.

Bu ara
tırmada, kilimlerimizin Gaziantep’in zengin kültürel alt yapısı ile ele alınması amaçlanmıtır. Seçilen bölgenin corafi, tarihsel ve kültürel alt yapısına bakılmı, genel olarak kilimcilik hakkında bilgi verilmive son olarak Gaziantep kilimlerinin özellikleri incelenerek bu kültürel deerimizin devamlılıı için tavsiyeler sunulmutur.


Gaziantep İli ve Kilim Dokumacılığı

Gaziantep İli Hakkında Genel Bilgi

Gaziantep ili Güneydou Anadolu bölgesinde bulunmakta, Akdeniz bölgesine komu olarak konumlanmaktadır. Kuzeyinde Kahramanmara, güneyinde Suriye, dousunda anlı Urfa, batısında Osmaniye ve Hatay illeri vardır. Güneydou Anadolu’nun step alanı içinde kalan Gaziantep, Akdeniz bitki örtüsü ile içinde bulunduu bölge arasında bir geçit alanı oluturmaktadır.

Gaziantep, iklim kouları ve toprak yapısı bakımından genel olarak step özellii göstermekte, yarı çöl niteliinde ele alınmaktadır. Dalık bir yapıya sahip olan Güneydou Anadolu bölgesi, kullanılmayan meraların deerlendirilmesi adına küçük bahayvancılıkta ön plana çıkmakta, corafi konumu ve uygun bitki örtüsüyle özellikle koyun yetitiricilii yapan bölgelerin %20’den fazlasını içinde barındırmaktadır. Bu açıdan bakıldıında hayvancılıın önemli bir konumda olması ele alınmalı, bu durum sayesinde de yün elde etmenin kolaylıı göz önünde bulundurulursa, dokumanın geliimi oldukça olaan görülmelidir.

Dokumacılıkla ilgili geliim gösteren bir bölge için gerekli alt yapıya sahip olduu söylenebilmektedir. Dier yandan Gaziantep, Güneydou Anadolu’nun en gelimibölgesi, Türkiye’ninde 8. büyük kentidir. Bulunduu konum oldukça önemli bir yer tekil etmekte, birçok önemli yolun kavaı konumunda bulunmaktadır. Tarihi pek Yolunun üzerinde olması bunun temel göstergelerinden biridir. Bu açıdan bakıldıında tarih boyunca Gaziantep’in yerleme alanı, ticaret merkezi ve transit geçinoktası olması, corafi konum olarak da önemli bir kent olduunu gösterir. Tüm bunların dorultusunda sanayi ve ticaret alanında geliim göstermibir bölge karımıza çıkmaktadır. Gaziantep; tekstil, gıda ve plastik sanayisinde oldukça gelimibir alt yapıya sahip olmakta, kara ve demir yolları sayesinde de Suriye veya Irak gibi yabancı ülkelere ulaım salayan bir aın üzerinde bulunmaktadır.

Böylece Gaziantep, oldukça etkin bir konumda olan pazar merkezi haline gelmi
tir. Tüm bu genel bilgileri el dokumacılıı üzerinden bir daha yorumlamak gerekirse, Gaziantep’in tarih boyunca oldukça aktif bir konumda olması hem oraya dokumacılıın kolayca gelmesini salamıhem de ticaret yolu üzerinde olmasında ötürü üretilip bir zanaat olmasına olanak vermitir. Göç almasından ötürü de üretilen sanatların çok kültürlü bir alt yapı sayesinde daha zengin motiflere veya özelliklere sahip olması kaçınılmazdır. Küçükbahayvancılıa olanak sunan corafi konumunun da yün gibi belli balı ham maddelere kolay ulaılmasına neden olmuve Gaziantep kilim dokumacılıı açısından geliim göstermitir.


Gaziantep haritası

Gaziantep İli Tarihçesi

5.600 yıllık geçmii ile Gaziantep, en eski yerleim yerlerinden biridir. Aratırmacıların bir kısmı kentin tarihini Hititlere dayandırsa da baka kaynaklarda Hititlerin gelii kentin kuruluundan 400 yıl sonraya denk geldii yazmaktadır. Yapılan kazılar sonucunda, Tilmen Höyük, Zincirli, Sakçagözü ve Yesemek’te 1800-1700 yılları arasında 20 küçük krallık ile olumubir devletin varlıını ortaya çıkmıtır. Tarih boyunca Hitit, Babil, Asur, Med, Pers, skender, Roma ve Bizans egemenliinde kalmıolan Gaziantep, 634-644 yıllarında Arapların hakimiyetine girmitir. 11. yüzyılın sonlarında da bu bölgeye Türkler gelmi, sürekli olmak kaydıyla yerlemeye balamılardır. 1151 yılında Anadolu Selçuklularının eline geçen kent, 1516’da Osmanlı devletinin egemenliine girmive Maraeyaletine balanmıtır. Bu durum 19. yüzyıla kadar da mevcudiyetini sürdürmütür.

Osmanlı döneminde çok sayıda han, hamam ve medrese gibi mimari yapı yapılmı, imalat, ticaret ve el sanatları yönünden büyük bir geliim yaanmıtır. Birçok yabancı eitim kurumu açılmı, Amerikalıların kurduu hastane tıp fakültesine dönütürülerek tıp eitimi veren kuruluoluturulmutur. Tarihsel süreci boyunca Gaziantep’i ele almak gerekirse, her zaman sanayi ve ticaret için iyi bir konumda olduu ve bu durumun için alt yapı konusunda geliim gösterdii rahatlıkla söylenebilmektedir. 1. Dünya Savaı sonrasında da ngilizler ve ardından Fransızlar tarafından igal edilen Antep, yaptıı savunma ile KurtuluSavaı’nda büyük bir baarı göstermiadının baına Gazi unvanını alarak Gaziantep olmutur. Tüm bu sürecin sonunda sınır bölgesi olmaktan ziyade bugünün ticaret kenti olmaya doru giden dönüüm süreci balamıtır. Özellikle 1869 yılına kadar Avrupa ülkeleri ile yapılan ticarette, Anadolu’yu Bafra Körfezine balayan transit merkez konumunda olması, Gaziantep’in ticaret kenti haline gelmesinde büyük rol oynamıtır.

Tüm bunlara ek olarak, Tanzimat ilanından sonra azınlıkların youn olarak bulunduu kent bu özellii sayesinde Amerika ve Batılı ülkelerin dikkatini çekmi, Gaziantep’i ilgi odaı haline getirmitir. 19. yüzyıldan sonra Ortadou ülkelerinin jeopolitik öneminin artması, Gaziantep’in bir nokta da geçinoktası olması, sosyal ve ekonomik olarak bölgeyi daha deerli kılmıtır. 1968 yılında kalkınma öncelikli iller kapsamına giren kent, Küçük Sanayi Gelitirme Merkezi’nin (KÜSGEM) pilot proje olarak burada kurulmasına ev sahiplii yaparak ne kadar önemli bir konumda olduunu bir kez daha göstermitir. Gaziantep, Cumhuriyet dönemi boyunca Anadolu’daki sanayilemenin öncü kentlerinden biridir. Tarihsel süreci içinde özellikle ticaret ve sanayi alanında geliim gösteren Gaziantep, bugün az da olsa geleneksel el sanatlarını küçük atölyelerde devam ettirmekte ama sanayinin özellikle dokuma alanında daha hızlı bir ekilde üretim yapmasına direnmeye çalımaktadır. Geleneksel el dokumalarının artık gençler tarafında ilgi görmemesi, u an bu süreci devam ettirenlerin orta yaüzeri olması, usta çırak ilikisi ile örenilen bu sanatın gelecei hakkında düündürmektedir. Mevcut üretim yapan insanların da el emei olan bu ürünlerin hak ettikleri fiyatlardan daha ucuza satıldıını iletmesi, üretilen bu ürünlerin eskiye nazaran çok daha az ilgi gördüünü söylemesi bu konu hakkında yeni çözümler bulunması gerektiinin altını çizmektedir. 

Kilim Dokumacılığının Tarihi Gelişimi

“Kilim: Motiflerin bulunduu belirli alanlarda, atkı ipliinin çözgülerin bir altından bir üstünden geçerek bir baka motifin sınırına gitmesi ve buradan geri dönmesi ile oluturulan yüzeydir.” (Akpınarlı, 2004, s.17)

Başka bir ifadeye göre yerde bağdaş kurarak otururken, temizliği sağlamak ve yerden gelen soğuktan korunmak için halıdan daha ince, havsız bir yaygı olarak tanımlanmaktadır. Kilim kelimesinin kökeninin ise Türkçe olduğu aktarılmış, Farsça ve Türkçe kaynaklarda yaygı anlamında gelen “gelim-kelim” kelimeleri kullanılmıştır. Düz dokumalar arasında oldukça önemli bir yere sahip olan kilimlerin eski örneklerine ulaşmak ve bu örnekler doğrultusunda bugünkü kilim sanatını aydınlatmak oldukça zordur. Çünkü;

  • • Rutubete karı oldukça dayanıksız olmalarından ötürü toprak altında ya da bir barınakta hızlıca çürümektedirler.

  • • Halı kadar dayanıklı bir yapıya sahip olmadıkları için çabucak ve kolayca yıpranmaktadırlar.

  • • Bu nedenlerden ötürü günümüze ulaan kilim örnekleri veya parçaları oldukça azdır.

Türk Halı Sanatı hakkında en önemli bulutu olan Pazırık halısının bulunduğu Altay Dağları’nın eteğindeki Pazırık 5. kurganında, keçe yaygılar ve düz dokuma parçaları da bulunmuştur. Bu el dokumalarının ilk olarak sadece kutsal mekanların duvarlarını süslediği sanılmaktadır ama yapılan kazılar sonucunda, M.Ö. 6000’e ait yerleşim alanlarında da dokumaların bulunması, kilimlerin sivil hayatta da kullanılmaya başladığını göstermektedir. Buna paralel olarak Çatalhöyük’te 1962 yılında yapılan kazılarda kömürleşmiş olarak bulunan dokuma parçaları M.Ö. 6000’lere tarihlenerek Dünya’nın bilinen en eski dokumaları olarak ele alınmıştır. Anadolu’ya bakıldığında en erken tarihli düz dokuma yaygı örneği, M.Ö. 2300’lü yıllara tarihlenen “Kraliçenin Örtüsü” isimli kilim olarak bilinmektedir. Bu köklü tarihe sahip olan kilim sanatını, Asya’da oldukça geniş bir alana yayılmış olan Türk boy, aşiret ve kavimlerinin dokumacılığından ödün vermeden, 1071 tarihinde Malazgirt Savaşı sonrasında kendileri ile birlikte Anadolu topraklarına getirmişlerdir.

Asya’dan sonra Orta Asya’ya odaklı olarak, yine Türklerin yoğun olduğu bölgelerde ortaya çıkmış ve gelişmeye başlamış düz dokuma yaygı ve halı geleneği, Selçukluların Anadolu’ya 
geliiyle birlikte yeniden Anadolu’da can bulmuve geliimini burada tamamlamaya devam etmitir.

Özellikle Selçuklular döneminde, Konya, Kayseri, Sivas, Aksaray gibi bölgelerin dokumacılık konusunda adını duyurmuş ünlü merkezler olduğu bilinmektedir. Osmanlı dönemine bakıldığında, Selçuklu dönemindeki geleneğin sürdürüldüğü görülür, motiflerin çoğunluğu Selçuklu ve beylikler dönemi halılarında bulunan motiflerle aynı karakteri taşımaktadır. Buna ek olarak Orta Asya Türk geleneklerinden gelen motifler etkisini kaybetmemiş, Klasik Osmanlı dönemi süslemeleri de kendisini bolca göstermiştir. Osmanlı döneminde halının dokunduğu her yerde kiliminde dokunuyor olması, düz dokumanın gelişmesini ve bugüne gelmesini sağlamış, halı ile ortak motiflerin kullanılmasına neden olmuştur. 15. ve 16. yy. Erken Osmanlı döneminde, halı zemininde kullanılan geometrik motifler İç ve Batı Anadolu Bölgesi’ndeki kilim, cicim, ve zili dokumalarında da görülmektedir. Aynı şekilde halı zeminlerinin karelere bölünüp içinin sekizgenlerle doldurulduğu süslemeler Bergama, Ayvacık-Ezine yöresindeki kilimlerde çokça bulunmakta, bunun gibi birçok motif ve bordürler ortak olarak kullanılmaktadır. 


Ayvacık Yöresi ince su bodürleri

bordür

küçük su motifi

Ayvacık yöresi su bordürü

Osmanlı dönemine ait olan “Saray Kilimleri” ise tüm bu gelenekten farklı bir şekilde gelişim göstermiştir. Çünkü bu kilimler dönemin yani sarayın ihtiyacı ve modasına göre özel tasarlanıp, üretilmişlerdir. Bir dönem yükselişe geçmiş olan Uşak halıları ile doğru orantılı bir üretim sistemi söz konusudur. Desenleri de o dönemde sıkça kullanılan natüralist ve geometrik motiflerden oluşmaktadır. Zaman içinde “Saray Kilimlerinin” üretimi durmuş ve kilimler artık gelişimini yörelerin kendi içinde sahip oldukları kültürel değerler, motifler veya teknikler doğrultusunda tamamlamaya devam etmiştir.
Kısaca özetlemek gerekirse, Anadolu’da genellikle köy camilerinde Osmanlı dönemine ait olduğunu söylenen birçok kilim örneği bulunmaktadır. Bu kilimler çoğunlukla dokundukları yörenin özelliklerini, tekniklerini ve motiflerini taşırlar. Yani her kilimin aslında bir kimliği bulunmaktadır. Osmanlı dönemi içinde her merkezde dokunan kilimler, günümüzdeki Anadolu kilimlerinin, düz dokuma yaygılarının öncüsü olarak ele alınmaktadır. Kilimler sahip oldukları yörenin özelliklerini taşısa da desen yönünden çok değişime uğramamış,oldukça zengin bir dokuma koleksiyonu oluşturmuştur. Ancak yazının başında da belirtiğimiz gibi belli başlı durumlar yüzünden günümüze oldukça az sayıda örnek kalabilmiştir. 


Kilim Dokumacılığı ile İlgili Terim ve Kavramlar

Çözgü: Tezgâha dikey olarak yan yana dizilen, dokuma yapılırken arasından atkı ipliklerinin geçirildiği, dokumanın ana unsurlarından ilkidir.

Atkı: Çözgü ipliklerinin içine yatay olarak bir sistem dahilinde geçirilen, genellikle renkli olan ve motiflerin oluşturulmasında kullanılan, dokumanın ana unsurlarından ikincisidir.

Istar: Diğer tezgahlara göre daha ilkel olan ama kirkitli dokumalar için oldukça uygun bir yapıya sahip olan ahşap tezgâha Türkler tarafından verilen addır. Ahşap dikmeler ile kurulan, dikey doğrultuda dokumalar için yapılan bir tezgahtır.

Kirman: Yünleri eğirmek ve iplik haline getirmek için kullanılan, orta eksen çubuğu ve buna geçirilen iki tahta kanat parçasından oluşan el aletidir.

Kirkit: Atkı iplerinin daha sıkı ve düzgün bir şekilde çözgü ipine oturması için kullanılan genellikle ahşap veya ahşap saplı dişleri olan, tarak gibi kullanılan bir araçtır. Diğer bir değiş ile atkıların ve düğümlerin sıkıştırılması için kullanılmaktadır.

Motif: Kilimler de Çözgü ve atkı ipleri ile oluşturulan bir süsleme unsurudur. Tüm deseni, modeli meydana getiren unsurların birimidir. 

Kilim dokuma

Kilim Dokumacılığında Kullanılan Hammaddeler

Kilim dokumacılığında kullanılan ham maddeler

Bu hammaddelerin kullanımı insanların hayvancılıkla uğraşmaya başlaması ile ortaya çıkmıştır. Zaman içerisinde hayvancılık alanında gelişen topluluklar, hayvanların etinden sütünden, dersinden ve tabii ki de yününden yararlanmaya başlamıştır. Birçok topluluk yaşadıkları coğrafyaya göre küçükbaş, büyükbaş olmak üzere farklı türleri yetiştirmiş, iklim koşullarına göre de hayvanların tüy kalitesini dikkate alarak kırpma işlemi ile bu hammaddeleri elde etmişlerdir.
Türk dokumacılıının genelinde olduu gibi Gaziantep’te de en çok kullanılan hammadde yündür. lk çalardan beri kullanılan ve kolaylıkla elde edilen yün, hayvansal lifler içerisinde en çok tercih edilen lifler arasında bulunmaktadır. 

Yünün uzunluk, kalınlık, parlaklık ve kıvrım gibi farklılık gösteren özellikleri vardır. Bu farklılıklar genellikle elde edildii hayvanın türüne, yaına, beslenmesine, ilkim koullarına göre deiiklik göstermektedir. Dier yandan yün nem çekme özellii yüzünden hızlıca hasar görüp çürüyebilmektedir. Bu nedenle yün dokumaların geçmiten günümüze çok az örnei bulunmaktadır.

Yünden sonra en çok kullanılan hammadde pamuk olarak karşımıza çıkmaktadır. Pamuk kullanımı 1844 yıllarından itibaren İngilizlerin Anadolu’da halı ve kilim dokutturmaya başladıkları zaman yaygınlaşmıştır. Ticarete odaklı yaptırılan bu üretimde pamuğun yünden daha ucuz olması bu duruma büyük bir etkendir. Sürtünmeye yün kadar dayanıklı olmayan pamuk, hem çözgü hem atkı ipi olarak kullanılmış ama sonradan atkı ipleri neredeyse tamamen yüne dönmüştür. Her şeye rağmen yün kullanımı ilk sırada kalmaya devam etmiştir. Pamuğun da ham hali ile rengi iklim koşullarına dayanarak bölgeden bölgeye değişmektedir.

pek kullanımı, oldukça nadiren de olsa kullanılan ham maddeler arasında bulunmaktadır. Kayseri’nin ipek kilim dokuması yapıldıı tek bölge olduu söylenmekte, Malatya kilimlerinde de ipek ve pamuk karıtırılmıince yünün dokumada kullanıldıı iletilmektedir. Dier yandan Osmanlı saray kilimlerinde de ipek kullanıldıı bilinmektedir. 


Kilim Dokumacılığında Kullanılan Doğal Boyar Maddeler

Doğal boyamacılığın geçmişi, dokumacılığın geçmişi kadar eskidir. Dünya’nın en eski halısı olarak kabul edilen Pazırık halısının bulunduğu kurganda, kırmızı bir keçe üzerinde yapılan analizler sonucunda doğal boyar maddenin kök boya olduğu kanısına varmıştır. Kırmızı rengin elde edilmesinde kullanılan bu doğal boyar madde bize bu işlemlerin ne kadar köklü bir uygulama göstermektedir. Bu konu başlığı altında özellikle Anadolu’da kullanılan belli başlı doğal boyar maddelerin isimleri ve özellikleri açıklanmıştır.

Kök Boya: İlk çağlardan beri doğal boyar madde olarak kullanılmaktadır. Bitkinin kökleri ile sabitleştirici kullanılarak kırmızı renk edilmektedir.

Yourt otu (Galium verum L.): Boyamada kökleri ve çiçekleri kullanılmaktadır. Köklerinden kırmızı, çiçek yaprakları ve saplarından da sarı renk elde edilmektedir.

Ceviz (Juglans regia L.): Boyama yapmak için meyvenin dış kabukları kullanılmaktadır. Kahverengi ve tonlarını elde etmek için kullanılmakta, renk sabitleştiriciye ihtiyaç duyulmamaktadır.

Adaçayı (Salvia sp.): Boyama yapmak için bitkinin yaprakları kullanılmaktadır. Renk sabitleştiricilerin türüne göre sarı ve yeşil renklerin elde edilmesinde kullanılmakta, kalıcılığı orta seviye olmaktadır.

Defne (Daphne oleoides Schreber): Boyama yapmak için yaprakları kullanılmaktadır. Farklı renk sabitleştiricileri ile yeşil ve sarı tonları elde edilmektedir.

ırkuyruu (Verbascum sp.): Türkiye’de Yörükler, 1980’lerin sonuna kadar sarı renk elde etmek için bu bitkiden yararlanmıştır. Özellikle yün boyamalarında kullanılmaktadır.

Papatya (Anthemis sp.): Temel olarak sarı renk elde etmek için kullanılmakta, dayanıklılığı yüksek olmaktadır. Bunun yanı sıra diğer boyar maddeler ile kullanılarak, turuncu yeşil gibi ara renklerin elde edilmesinde tercih edilen bir bitkidir.

Muhabbet çiçei (Reseda luteola L.): Tarih öncesi dönemlerde kullanılan bir doğal boyar maddedir. Sarı rengin en dayanıklı boyar maddesi olarak bilinmektedir.

Cehri: (Gaziantep’te yetien bir bitki türüdür.) Mordanlı boyama yöntemi ile sarı renk elde etmek için kullanılmaktadır.

Kekik: (Gaziantep’te yetien bir bitki türüdür.) Çiçekleri ve yaprakları sarı renk elde etmek için kullanılmaktadır. Dayanıklılığı yüksektir. 

Doğal boyama

Kilim Dokumacılığında Kullanılan Araçlar

Kilim dokumacılıında kullanılan araçların baında tezgâh gelmektedir. Istar, hana, halı aacı veya ip aacı gibi farklı isimleri bulunmakta, yöreden yöreye göre deiiklik göstermektedir. Anadolu da temel olarak 3 tip tezgâh kullanılmaktadır; dik tezgâh, yarı yatık tezgâh ve yer tezgâhı olarak bilinirler. Dik tezgahların bir ucu yere gömülü dier ucu tavana çakılı bir ekilde sabitlenmitir, bu yüzden dier bir ismi sabit tezgahtır. Dier tezgahlar ise taınabilir özellie sahiptir. Dokuma yapılırken alt ve üst çözgüleri ayıran bir aparatı bulunanları da vardır, buna halk arasında vargel ya da tarak da denmektedir.

Dokuma tezgahları

Kirkit, kilim dokumalarında çözgülerin arasına geçirilen atkı iplerinin döverek sıkıştırmak için kullanılan el aletine verilen isimdir. Halk arasından yoğun olarak tarak da denmektedir. Tarak denmesinin ardında, aletin ucunda tarak gibi dişlerinin bulunması yatmaktadır. Kirkit sayesinde dokuma hem daha düzgün hem de daha sıkı ve sağlam olmaktadır.

Tarak, Anadolu’da artık kalan ip parçalarının temizlemesinde kullanılan, kemik saplı, demir dişli bir alettir.

İğ, iplik yapımında kullanılan bir alettir, boyu yaklaşık 30-35 cm olarak bilinmektedir. Mil denilen ahşap bir çubuğun alt kısmında bulunan ağırşak adında bir ağırlık bulunmakta, bu ağırlık milin kendi etrafında dönmesini sağlamaktadır.

Kirman/Kirmen, halk arasında eğirtmeç olarak bilinen, yünü/ ipi eğirmek için kullanılan bir el aletidir. Bir çubuğun ucunda, kendi ekseni etrafında dönmesini sağlayan 4 kanat bulunmaktadır. Bu özelliği sayesinde ipi büker ve bükülen ip kirmenin kanatlarının üstüne sarılır.

Çıkrık, İp eğirmek için kullanılan bir alettir. Lifler büyük bir çark tarafından mekanize edilerek belirli bir açıda tutulur ve istenen büküm sağlanır. Bu sayede liflerden daha kolay bir şekilde iplik elde edilir. 

Dokumacılıkta Kullanılan Araçlar


Kilim Dokumacılığının Teknik Özellikleri

Anadolu’ya bakıldığı zaman düz dokuma yaygılarının dokumasında kullanılan birçok farklı teknik ile karşılaşılmaktadır. Motifler ne kadar birbirlerine benzeseler de teknik açısından yöreden yöreye çeşitlilik göstermektedir. Bu farklılıklar sonucunda gerek kilimin dokusu gerek ham madde kullanım miktarı her yerde aynı değildir. Her dokuma tekniğinin kendine has bir getirisi vardır. Örnek vermek gerekirse, Cicim veya Zili dokumaları Anadolu’da bir statü göstergesi olarak ele alınmaktadır. Aynı motif İlikli Kilim tekniği ile de yapılabilirken Cicim veya Zili tekniği ile dokunduğunda daha fazla yün harcanmakta ve bu teknik ile kilim daha dokulu ve yapılı durmaktadır. Kısaca ele alınan her teknik sadece motif oluşturmak için kullanılan bir yöntem olarak görülmemeli gerek sosyolojik gerek kültürel olarak bir alt yapıya sahip olarak günümüze geldiği bilinmelidir.

Bu balık altında özellikle kilimde motif olutururken kullanılan belli balı teknikler üzerinde durulmuve bu teknikler sonucunda motifin nasıl olutuu, motifleri olutururken atkı ipliklerinin nasıl konumlandıı ele alınmıtır. Cicim, Zili gibi doku oluturmaya dayalı teknikler deil de motifler arasındaki balantı, Atkı iplerinin oluturduu sistem en temel ekilde anlatılmaya çalıılmıtır. 

İlikli Kilim
İliksiz - Eğrili atkılı Kilim

Kilim Dokumada Teknik Özellikler

Kilim Dokumacılığında Kullanılan Kompozisyonlar ve Motifler

Düz dokumalarda genellikle simgesel anlatım dili kendini göstermektedir. Bu simgesel anlatım her motifin bir anlam içermesi ile ortaya çıkmakta, motiflerin oluşturduğu düzenek ile de kompozisyonlar belirlenmektedir. Her kompozisyon için bir birim olan motifler, dokumanın verdiği imkanlar sonucunda temel olarak geometrik forma sahiptirler. Yer yer yörelere göre farklılıklar gösterse de temel olarak aynı anlam ve şekillerle karşımıza çıkarlar. Geometrik, bitkisel, figürlü ve nesneli/sembolik olmak üzere dört farklı grup içinde incelenmektedirler.

Geometrik motifler
; baklava, altıgen, dörtgen veya yıldız biçimlerini içinde barındıran gruptur. Bazen, kompozisyonlarda sonsuzluk etkisi yaratmak yani sonu yokmuş gibi devamlılık gösteren bir düzen oluşturmak için, bazen de altıgen motifi gibi göbek ve bordür motiflerini sınırlandırmak için kullanılır. 



Altıgen Motifi


Su Yolu Motifi

Su yolu, belirli geometrik şekillerin belli bir düzen içinde yan yana dizilmesi ile oluşmaktadır. Süreklilik, bereket ve erdemlilik gibi anlamlar içermektedir. Genellikle bordürde kullanılmaktadır. 

Yıldız Motifi

Yıldız motifi, iç içe geçen üçgenlerden oluşmaktadır. Yoğun olarak kullanılan motiflerden biridir. Özellikle kilimlerin göbeğinde kullanılmak için tercih edilmektedir.

Bitkisel Motifler
; dokumalarda en çok kullanılan motiflerdir. Temel olarak doğadan esinlenilerek stilize edilmiş, üsluplaştırılmış, çiçek, ağaç veya yapraklardan oluşmaktadırlar. Bunlardan biri andız alası motifidir. Andız ağacına benzetilmekte ve kilimlerde çokça kullanılmaktadır. 

Başaklı Motifi

Başaklı motifi, adından da anlaşıldığı gibi başağı andıran bir motiftir. 

İlledin Motifi

ledin alası motifi genellikle bordürde kullanılmakta, iledin aacına benzetilmektedir. 

Pıtrak Motifi

Pıtrak motifi, bir tür nazar boncuğudur, kem gözleri uzaklaştırmak amacıyla dokunmaktadır. Diğer yandan ağaçlardaki meyve bolluğunu ifade etmekte kullanıldığı için bir bereket simgesi görevi görmekte, bu yüzden un çuvalı gibi gıda ile ilişkili dokumalarda bolca görülmektedir. 

Hayat Ağacı Motifi

Hayat ağacı motifi ise sonsuz yaşam ve cenneti simgelemektedir. Sadece doğadan esinlenilerek oluşturulmuş bir motif değildir, birçok inanış ve efsanede de önemli bir simge olarak tasviri bulunmaktadır 

Figürlü motifler
; insan ve hayvan figürlerinden yola çıkılarak oluşturulan motiflerdir. İslamiyetin kabulü ile kullanımı azalsa da belli başlı örnekleri kullanılmış ve günümüze kadar gelmiştir. Akrep motifi de bu motiflerden biridir. Korunma amacıyla kullanılmaktadır. 


Akrep Motifi

Deve boynu motifi, ince su şeklinde yani ince bordür şeklinde uygulanan motiflerden biridir. 

Deve Boynu Motifi

El - parmak motifi, dokuma kenarları ve bordür kenarlarını için yoğun olarak kullanılan bir motiftir. 

El Parmak Motifi

Elibelinde motifi, dişiliğin simgesi olarak bereketi, kısmeti, mutluluğu sembolize etmekte, sadece kilimde değil halıda da en çok kullanılan figürlü motifler arasında bulunmaktadır. 

Elibelinde Motifi

Göz motifi, çuvallarda, kilimlerde ve yolluklarda sıkça rastlanan motiflerden biridir. Nazar boncuğu gibi nazardan korunmak için kullanılmaktadır. 

Göz Motifi

Kedi tırnağı motifi, yan olarak konumlanmış “V” şeklinin tekrarları sonucunda oluşturulmakta, yoğun olarak bordür veya şeritlerde kullanılmaktadır. 

Kedi Tırnağı Motifi

Koç boynuzu motifi, erkeklik sembolü olarak, güç, bereket ve kahramanlığı temsil etmektedir. Bu motifin dokuma sanatının başlangıcından itibaren kullanıldığı düşünülmektedir. 

Koç Boynuzu Motifi

Kurt izi motifi; göçebe hayatı benimsemiş bir toplum için oldukça önemli bir yere sahip olan kurtların koruyuculuğunu, gücünü ve kutsallığını temsil etmektedir. Bu nedenle de korucu bir imge olarak dokumada kullanılmaktadır. 


Kurt İzi Motifi

Kuş motifi, en çok Hitit ve Anadolu Selçuklularında kullanılmıştır. Mutluluk, sevinç ve sevgiyi simgelemektedir. 

Kuş Motifi

Nesneli/Sembolik motifler; Anadolu kadının kullandığı küpe, saç bandı, sandık gibi nesnelere anlamlar yüklemesi ve onların stilize edilmesi ile ortaya çıkmıştır. Bu sadece Anadolu kadının kullandığı eşyalarla ile de sınırlı kalmamış muska, bukağı gibi nesneleri de içine almıştır. Bukağı; atların ön iki ayağına takılan ve arasında zincir bulunan bir araçtır. Bukağı motifi de itaat ve bağlılık simgesi olarak sıklıkla bordürlerde karşımıza çıkmaktadır. 

Bukağı Motifi

Çengel motifi, birçok motif gibi nazardan korunmak için kullanılan simgelerden biridir. Bordürlerde ve motiflerin sınırlandırılmasında sıkça kullanılmaktadır. 

Çengel Motifi

Çıbık motifi, motif ve bordür kenarlarında kullanılmakta, sadece kendisi ile oluşturulan kompozisyonlara da “çıbıklı” adı verilmektedir. 

Çıbık Motifi

Aşk – birleşim motifi, göbek ve bordürlerde değişik uygulamalar ile kullanılmaktadır. 


Aşk Birleşim Motifi

Muska motifi, temel olarak kötülüklerden, kötü gözlerden korunmak amacıyla dokunmaktadır. 

Muska Motifi


Nacak ağzı motifi, bordür ve göbek kenarlarını sınırlandırmak için kullanılmakta, yörede odun parçalamak için kullanılan alete benzetilmektedir. 

Nacak Ağzı Motifi

Saç bağı motifi, genç kızların evlenmek istediklerini temsil etmekte, yöreden yöreye saçlara takılan bağların çeşitliliğine göre farklılıklar göstermektedir. 

Saçbağı Motifi

Sandıklı motifi, temel olarak çeyiz sandıını sembolize etmektedir. Bu nedenle evlilik istei, çocuk sahibi olma arzusunu temsil eder. 

Sandıklı Motifi

Tahta motifi, çıbık motifinin daha kalın olarak uygulanmış halidir. 

Tahta Motifi

Tarak motifi, el motifine benzerlik göstermekte, sıklıkla bordür ve dokumayı bölümlere ayırmakta kullanılmaktadır. 

Tarak Motifi

Kilim dokumalarında kompozisyon şekilleri tüm bu ele aldığımız motiflerin dizilişi ile ortaya çıkmaktadır. Kilim zeminindeki motiflerin dizilişine göre toplam dört tane ana başlık karşımıza çıkar:

  • Kompozisyonu yatay eksende gelişen kilimler

  • Kompozisyonu dikey eksende gelişen kilimler

  • Kompozisyonu tek mihraplı – çift mihraplı olmak üzere mihraplı kilimler

  •  Kompozisyonu merkezi olarak gelişen (göbekli) kilimler 

Kilim Dokumalarında Kompozisyon

Kilim Dokumalarının Kullanım Alanları

Kilim dokumaları tarihi süreç içerisinde birçok alanda kullanılmış, üzerine işlenen sembollerle birçok mesaj vermiştir. Hem görsel hem de kültürel bir miras oluşturmuştur. Genel olarak kullanım alanlarını sıralamak gerekirse:

Çuval: Buğday, un gibi gıdaların saklanması ve taşınması için yapılan dokumalardır.

Heybe: Bir nevi el dokuması valiz görevi görmektedir. İnsanlar boyunlarında veya büyükbaş hayvanların üstüne atarak eşyalarını taşımak için kullanırlar.

Arkalaç: Sırtta daha rahat testi taşıma amacıyla yapılan dokumalardır.

Savan: Kışlık yiyecekleri kuruturken onları koruma amacıyla kullanılan dokumalardır.

tei: Ekmek yaparken hamurun üzerine kapatmak ve hamurun suyunu almak için yapılan pamuk dokumalardır.

Mafrakıyafet kılıfı olarak kullanılan, içerisinde giyeceklerin saklandıı dokumalardır.

Yastık: günlük hayatta birçok alanda kullandığımız yastıkların kılıfı olarak yapılan dokumalardır.

Divan Örtüsü: Sedir veya divanların üstünü örtmek için yapılan dokumalardır.

Duvar Kilimi: Evdeki nemi dengelemek, duvardan gelen soğuğu engellemek ve dekoratif amaçlı süsleme olması için duvara asılan dokumalardır.

Yer sergisi: Bugünkü kullanımına en yakın olan kullanım alanıdır. Çadır veya yaşam alanın içine sermek için yapılan dokumalardır.

Namazlık: Üzerinde namaz kılmak için yapılan dokumalardır.

Yüklük Kilimi: Eskiden düzenli şekilde yere serilerek açılan ve sabah olunca toplanan yatak ve yorganların üstünü kapatmak için yapılan dokumalardır. 

Yüzlük örtüsü
Dokumların kullanım alanları

Gaziantep Kilimlerinde Malzeme ve Özellikler 

Gaziantep kilimlerinin malzeme ve teknik özelliklerini, zaman içindeki değişimi ile birlikte ele almak için ilk olarak genel çerçeveye bakmak gerekmektedir. Bunun içinde belli başlı tablolardan yararlanmak ve sadece bugüne değil geçmiş zaman dilimine de bakarak analiz çıkarmak daha yerinde olacaktır.

İlikli kilim ve desen sınırları eğik kilim teknikleri temel olarak kullanılan dokuma tekniklerdir. Her iki dokuma tekniğinin kullanıldığı kilimler de mevcuttur. Veriler doğrultusunda en çok kullanılan tekniğin ilikli kilim olduğu söylenebilir. Diğer yandan yapılan bir araştırma sonucunda atkı yüzlü ve cicim tekniğinde dokunmuş kilimlerle de karşılaşılmıştır.

Motiflerin kullanımında en çok geometrik ve sembolik motifler ön plana çıkmaktadır. Hemen ardından da nesneli motifler gelmektedir. Farklı oranlara sahip olsalar da her motif türünden kullanıldığını söylemek mümkündür. 

Gaziantep Kilimlerinde kullanılan motifler

Renk daılımına baktıımızda da kırmızı ve krem renklerinin youn olarak kullanıldıı görülmektedir. Mavi, kahverengi ve beyaz renkleri de bu renklerden sonra sıklıkla kullanılan renkler arasında bulunmaktadır. Halen kilim dokuyan ustalarla yapılan görümelere göre eski kilim örneklerinde bu renklerin doal boyar maddeler ile elde edildii söylenmektedir. Bu doal boyar maddeler ile elde edilen renklerin zaman içinde solmadıı hatta gittikçe daha parlak bir hal aldıı iletilen bilgiler arasındadır. Özellikle Gaziantep’e bakıldıında siyah, mavi, yeil ve cehri sarısı doal boyamada tercih edilen renklerden birkaçıdır. Günümüzde ise sentetik boyar maddelerin kullanımı daha yaygındır. 

Liste

Gaziantep Kilimlerinde Kullanılan Motifler 

Her yörede olduğu gibi Gaziantep’te de dokumalarda renkler, motifler, kullanılan teknikler aşiretlere ve bölgelere göre farklılık göstermektedir. Genele bakıldığı zaman Antep kilimlerinde, çizgi, nokta ve daireden ibaret olan geometrik motiflerle birlikte sembolik ve bitki motifleri yoğun olarak kullanılmaktadır. Gaziantep’te en çok bilinen kilim çeşitleri; baklava dilimi, habbap ayağı, kuş kanadı, zincir göbek, pençe göbek, dirsek göbek, çarkı felek, parmak göbek ve atom göbek olarak görülmektedir.


Habbap (Nalın) Ayaı Motifi

Basamaklı üçgenlerin tersli yüzlü bir şekilde iç içe geçmiş kompozisyonu ile meydana gelen, 1⁄4 simetriği alınarak oluşturulan, baklava biçimini andıran madalyondur.

Happab ayağı motifi

Zincir Göbek Motifi

İç içe geçmiş düz merdiven basamaklardan oluşup, merkezden dışarıya doğru bir, üç, yedi, dokuz, on bir basamak şeklinde, 1⁄4 simetriği ile eşkenar dörtgen biçimli bir madalyondur.

Zincir Göbek motifi

Dirsek Göbek Motifi

Paralel kenar biçimli birimin basamaklı şekilde kaydırılması ile merkezden dışa doğru bir, üç, beş, yedi veya iki, dört, altı ve sekiz basamaklı sıraların birbiri üstüne binişik ve iç içe geçerek meydana getirdiği 1⁄4 simetriği alınan eşkenar baklava biçimli madalyondur. 

Dirsek Göbek motifi

KuKanadı Motifi

Paralel kenar (baklava dilimi) biçimindeki şekillerin orta eksene simetrik bir şekilde, üst üste ve yan yana dirsek göbekteki gibi birleşiminden meydana gelmiştir.


Pençe Göbek Motifi

Pençe göbekte üçgenlerin basamakları 45 derece eğimli kol dirseğinin kıvrımı şeklindedir. 1⁄4 simetriği alınmış eşkenar baklava biçimli bir madalyondur. Kilimin hem orta hem de kenar madalyonlarında yer almaktadır. Eski Antep kilimlerinde en çok sevilen ve uygulanan desenlerden biridir. Pençe ismi burada kartal gibi güçlü kuşların avını kavramada kullandığı perdeli ayaklarını ifade etmektedir.

Pençe Göbek Motifi

Parmak Göbek Motifi

İki dikdörtgenin bir basamaklı şekilde birleşik biçimidir. Bu birimin farklı renk sınırları ile yan yana ve üst üste yerleşiminden motif meydana gelmektedir. 1⁄4 simetriği alınarak eşkenar baklava biçimli bir madalyon olarak veya iki sıra halinde ince bordür olarak uygulanmaktadır.


Atom Göbek Motifi

II. Dünya savaşında Japonya’ya atılan atom bombasından esinlenerek dokunduğu söylenmektedir. Çekirdeğe benzer oval biçimli bir merkez çevresinde iki yana doğru yaygınlaşan paralelkenar biçimlerinden meydana gelmektedir. Yörede dirsek atom ve parmak atom gibi isimlerle de tanımlanmaktadır. 1/4 simetriği alınarak oluşturulan eşkenar baklava biçimli bir madalyondur. 

Atom Göbek Motifi

Karagözlü Kilim Tipi

Çubuk veya çizgi motiflerinin sıralı bir şekilde uygulandığı kilimlerde, bu motiflerin arasına, beyaz zemin üzerine dokunan daire motifleri bulunur. Bu motiflerin göze benzetilmesinden ötürü de bu kilimlere karagözlü denmektedir. 

Karagözlü Kilim


KAYNAKLAR

Akpınarlı, F. (2004). Kırım El Sanatlarının Dünü ve Bugünü. Ankara: Atatürk Kültür Merkezi.

Alkin, E., Dündar, D., Alpay, Y., & Ezgin, G., (2007). Dünden Bugüne Gaziantep Raporu. İstanbul: Türkiye İhracatçılar Meclisi.

Arabacı, H. (2004). Elyaf ve İplikçilik Bilgisi (tekstil). İstanbul: Devlet Kitapları Müdürlüğü.


Aytaç, Ç. (1989). El dokumacılığı. Ankara: Milli Eğitim Bakanlığı. 


Barışta, H. Ö. (1998). Türk el sanatları. Ankara: T.C. Kültür Bakanlığı


Çiçek, S. (2010). Çanakkale İli Ayvacık Yöresi Halı ve Kilimleri. Edirne: Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sanat Tarihi Anabilim Dalı, Yüksel Lisans Tezi


Deniz, B. (2000). Türk Dünyasında Halı ve Düz Dokuma Yaygılar. İzmir: Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı.


Deniz, B. (1991). Ayvacık (Çanakkale) Yöresi Düz Dokuma Yaygılar (kilim-cicim-zili). İzmir: Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı.

Erbek, G. (1986). Hayat Ağacı Motifi, Antika Dergisi, 36.
49

Erbek, M. (2002). Çatal Höyükten Günümüze Anadolu Motifleri, Ankara: Kültür Bakanlığı.

Eroğlu, N. (2006). Kırşehir kilimleri. Yüksek Lisans Tezi, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Van.

Eşberk, T. (1939). Türkiye’de Köylü El Sanatlarının Mahiyeti ve Ehemmiyeti. Ankara

Etikan, S., Ölmez, F., N., Kılıçarslan, H. ve Şahin, C. (2019). Kırşehir Halk Kültüründe Yüklük Örtüsü, Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, Cilt:12, Sayı: 66

Genç, M. (2017). Sakarya Çevresi Doğal Boyarmadde Kaynakları ve Boyahaneler, Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Sayı: 26, s. 100-119

GSO, (2006). Gaziantep’te İmalat Sanayinin Tarihsel Gelişimi. Gaziantep: Gaziantep Sanayi Odası.

GTO, (2007). Rakamlarla Gaziantep. Gaziantep: Gaziantep Ticaret Odası 


Göksü G. ve Atlıhan Ş. (2018). Osmanlı Saray Kilimlerinin Desen Yapısı. İdil Dergisi, Sayı: 7, s. 619-623

Göyünç, N. (1999). Türkiye Cumhuriyeti’nin 75. Yılında Gaziantep. Gaziantep: Gaziantep Üniversitesi Vakfı.

Gül, S., Örnek, H. (2018) Gaziantep İlinde Hayvan Yetiştiriciliğinin Yapısal Özellikleri. Mustafa Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi.

Gül, G. F. (2015) Gaziantep İli Kilim Dokumalarının Özellikleri. Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi

Onuk, T., & Akpınarlı, H, F. (2003). Şanlıurfa karakeçili kilimleri. Ankara: Atatürk Kültür Merkezi.

Ölçer, N. (1988). Türk ve İslam Eserleri Müzesi Kilimleri, İstanbul: Eren.

Karadağ, R. (2007). Doğal Boyamacılık, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı: Ankara

Karahan, R. (1997). Kırşehir Kilimlerinin Dünü Bugünü, Türkiye’de El Sanatları Geleneği ve Çağdaş Sanatlar İçindeki Yeri Sempozyumunda sunulmuş bildiri, Ankara

Kentbank. (1999). Dünya Kültür Mirasında Gaziantep. Gaziantep: Arkeoloji ve Sanat.

MEGEP. (2012). Geleneksel Türk Dokuma Sanatları. Ankara: T.C. Milli Eğitim Bakanlığı

Sarıhan, S. Z., (2018) T. C. Vakıflar Genel Müdürlüğünün (İstanbul) Halı Müzesindeki Restorasyon
Gerektiren Kirkitli Dokumaların Motif ve Tasarım Bakımından İncelenmesi, T. C. Fatih Sultan Mehmet

Vakıf Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Geleneksel Türk Sanatları Anasanat Dalı, Yüksek Lisans Tezi

Soysaldı, A. (2006). Antep Kilimleri. VII. Milletlerarası Türk Halk Kültürü Kongresinde Sunulmuş Bildiri, Ankara.


Soysaldı, A. (1998). Tarsus Çevre Köy ve Yaylalarından Kilim ve Çuval Örnekleri. Dünden Bugüne 1. Tarsus Sempozyumunda sunulmuş bildiri, Mersin


Sönmez, D.T. (1995). El Dokumacılığı ve Çarpana Dokuma. Ankara: Türk Hava Kurumu.

Taşkaynatan, H. (2011). Sarıkamış ve Çevresi Düz Dokumaları. Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi

Tezcan, H. (2011). Osmanlı Sarayı İçin Dokunmuş Yer Yaygıları, Arış Dergisi, Sayı: 5, s. 120-127

Yalman, A. R. (1977). Cenupta Türkmen Oymakları. Ankara: Kültür Bakanlığı

Yetkin, Ş. (1991). Türk Halı Sanatı, İstanbul: İş Bankası
 Yılmaz, M. (1973). Nizip Tarihi. Gaziantep: Mazlum. 




Hiç yorum yok:

Fikrinizi almak isteriz.

Blogger tarafından desteklenmektedir.